ground

ground nədir, İngiliscə nə məna gəlir, Türkcə ground nə mənasıdır? İngiliscə - Türkcə

adj. çekilmiş, öğütülmüş, buzlu, tortulu
————————
n. yer, sebep, toprak, kara, temel, dayanak, dip, zemin, neden, saha, topraklama
————————
pref. yer, toprak, zemin, cüce
————————
v. yere sermek, yere indirmek, karaya oturtmak, topraklamak, çakmak, hareket izni vermemek, dayandırmak, dayanmak, kurmak
* * *
1. toprakla (v.)
2. zemin (n.)
3. yer
* * *
past tense, past participle; = grind

yer

/graund/ a. yer, zemin; toprak; alan, saha; zemin; temel, esas ¤ e. (gemi) karaya oturmak; karaya oturtmak; (uçak vb.) yerde kalmaya zorlamak, kalkışına olanak tanımamak; elek. toprak hattı bağlamak cut the ground from under sb's feet ayağının altına karpuz kabuğu koymak ground absorption elek. toprağın enerjiyi yutması ground antenna toprak anteni ground cable toprak kablosu ground capacitance elek. toprak kapasitesi ground casein trm. öğütülmüş kazein ground clearance oto. yerden yükseklik, altboşluk ground clutter elek. yer ekosu, doğal eko ground coat astar, astar boyası ground colour zemin rengi ground conditions temel şartları, zemin şartları, zemin özelliği ground connection elek. toprak bağlantısı ground controlled approach hav. yerden kumandalı yaklaşma ground crew yer hizmetlileri, havaalanı personeli ground detector elek. yer detektörü ground direction finding hav. yer yön tayini ground direction finding station hav. yer yön tayin istasyonu ground dyeing zemin boyama ground effect yer etkisi ground fire orm. örtü yangını, yer yangını ground floor inş. zemin katı, giriş katı, yerkatı ground fog metr. yer sisi ground glass buzlu cam ground humidity zemin nemi/rutubeti ground ice taban buzu ground lead toprak teli, toprak kablosu ground level toprak seviyesi, zemin hizası ground line ana çizgi; toprak çizgisi, toprak hattı ground loop hav. iniş lupu, inerken yapılan dönüş ground moraine coğ. dip moreni, dip buzultaşı ground noise zemin gürültüsü, uğultu ground personnel hav. yer personeli, uçmayan personel ground photograph yer fotoğrafı ground plan inş. zemin katı planı ground plate elek. toprak levhası, topraklama levhası ground ray yer dalgası, direkt dalga ground rent toprak rantı, arazi rantı, arazi kirası ground return elek. toprak dönüşü ground rice trm. pirinç unu ground sill tabanlık, taban altlığı ground squirrel tarla sincabı ground speed hav. yer hızı ground state fiz. taban hali, temel durum ground station yer istasyonu ground strafing ask. alçaktan tarama ground swell coğ. dip dalgası ground terminal toprak terminali/ucu ground visibility hav. yer görüş koşulları ground wave yer dalgası ground wire elek. toprak teli ground zero ask. yer sıfır noktası level to the ground yerle bir etmek


İngiliscə - Türkcə lüğətdə İngiliscə ground sözünün Türkcə mənası nədir? İngiliscə dilindəki ground sözünün Türkcə dilindəki mənasını yuxarıda oxuya bilərsiniz.

Was this article helpful?

93 out of 132 found this helpful