turn
turn nədir, İngiliscə nə məna gəlir, Türkcə turn nə mənasıdır? İngiliscə - Türkcə
n. dönüş, dönme, nöbet, sıra, sapma, değişme, değişim, eğilim, amaç, dönüm, sarım, düşünce tarzı, davranış, muamele, fırsat, şekil, korkutma
————————
v. çark etmek, döndürmek, çevirmek, yöneltmek, vazgeçirmek, bulandırmak, etkilemek, dönüştürmek, atlatmak, dönmek, geçmek, olmak, sapmak, burkmak, bozulmak, ekşimek, dönüşmek, perende atmak, ters dönmek
* * *
[tə:n]
1. verb
1) (to (make something) move or go round; to revolve: The wheels turned; He turned the handle.) dön(dür)mek
2) (to face or go in another direction: He turned and walked away; She turned towards him.) dönmek
3) (to change direction: The road turned to the left.) sapmak, dönmek
4) (to direct; to aim or point: He turned his attention to his work.) yöneltmek, vermek
5) (to go round: They turned the corner.) köşeyi dönmek
6) (to (cause something to) become or change to: You can\'t turn lead into gold; At what temperature does water turn into ice?) değiş(tir)mek, dön(dür)mek
7) (to (cause to) change colour to: Her hair turned white; The shock turned his hair white.) renk değiştirmek, boya(t)mak
2. noun
1) (an act of turning: He gave the handle a turn.) döndürme, dönüş
2) (a winding or coil: There are eighty turns of wire on this aerial.) kıvrım, büklüm
3) ((also turning) a point where one can change direction, eg where one road joins another: Take the third turn(ing) on/to the left.) dönemeç, viraj
4) (one\'s chance or duty (to do, have etc something shared by several people): It\'s your turn to choose a record; You\'ll have to wait your turn in the bathroom.) sıra, yapma sırası
5) (one of a series of short circus or variety acts, or the person or persons who perform it: The show opened with a comedy turn.) kısa oyun
•
- turning-point
- turnover
- turnstile
- turntable
- turn-up
- by turns
- do someone a good turn
- do a good turn
- in turn, by turns
- out of turn
- speak out of turn
- take a turn for the better, worse
- take turns
- turn a blind eye
- turn against
- turn away
- turn back
- turn down
- turn in
- turn loose
- turn off
- turn on
- turn out
- turn over
- turn up
v.s_h.döndür+e.dön:n.döngü
/tö:n/ e. çevirmek, döndürmek; çevrilmek, dönmek; dönmek; sapmak, dönmek; saptırmak, döndürmek; yöneltmek, doğrultmak, üstüne tutmak; kıvırmak, katlamak; dönüşmek; dönüştürmek; ekşitmek; varmak, ulaşmak ¤ a. dönme, döndürme, dönüş; sapma, yönelme; değişim, değişiklik; devir; bir şeyi yapma sırası, sıra; kon. hastalık nöbeti, nöbet; kon. şok, sürpriz, heyecan; dönemeç; yetenek; eğilim a good turn iyilik, yardım at every turn her yerde, her an by turns sırayla, art arda out of turn sırasız, yersiz, uygunsuz take turns sırayla yapmak to a turn (yemek) tam kararında pişmiş turn against karşı çıkmak; düşman olmak; düşman etmek turn aside bir yana dönmek; saptırmak, vazgeçirmek turn away geri çevirmek; sırt çevirmek, burun kıvırmak; reddetmek; sırtını dönmek, bakmamak turn back geri dönmek; geri döndürmek; (sayfa, vb.) kıvırmak, katlamak turn bad (hava) bozmak; (süt/et vb) bozulmak turn bench torna tezgahı turn colour renk değiştirmek turn down sesini kısmak, azaltmak; gücünü azaltmak, kısmak; geri çevirmek, reddetmek turn in kon. yatmak; (polise) vermek, teslim etmek; geri vermek, geri getirmek, iade etmek turn indicator hav. dönüş göstergesi turn into değişmek turn off kapatmak, söndürmek, kesmek; başka bir yola sapmak, sapmak; kon. sıkmak, baymak; cinsel arzusunu kaçırmak turn on açmak; aniden saldırmak; arg. heyecanlandırmak, cinsel arzu uyandırmak, azdırmak; arg. (uyuşturucuyla) çılgınlaşmak, uçmak/uçurmak; -e bağlı olmak turn one's stomach midesini bulandırmak turn one's toes up nalları dikmek turn out söndürmek, kapatmak, kesmek; kovmak, göndermek, yol vermek; toplanmak, bir araya gelmek; üretmek; (dolap, vb.) boşaltmak; olmak, çıkmak, olagelmek turn over to denetimini -e bırakmak/vermek turn over üzerinde düşünmek, ele almak; (motor, vb.) asgari hızda çalışmak, en düşük hızda çalışmak; en düşük hızda çalıştırmak; -lik iş/satış yapmak turn sb over to teslim etmek turn sb's head başını döndürmek turn sb's stomach midesini bulandırmak turn sth over to vermek; bırakmak turn to yardım istemek, başvurmak; bakmak; çalışmaya başlamak, işe koyulmak, çalışmak turn up one's nose at kon. burun kıvırmak turn up trumps yardımcı olmak, yardımda bulunmak turn up bulmak; bulunmak; paçalarını kıvırmak; çıkıp gelmek, gelmek; (sesini, gücünü, vb.) artırmak, açmak; olmak; İİ. arg. midesini bulandırmak, kusturmak
İngiliscə - Türkcə lüğətdə İngiliscə turn sözünün Türkcə mənası nədir? İngiliscə dilindəki turn sözünün Türkcə dilindəki mənasını yuxarıda oxuya bilərsiniz.
Was this article helpful?
93 out of 132 found this helpful